Cem Arslan'ın isteği üzerine...

30 Haziran 2010 16:34. Yazar: cem

Yayında uzun süre bahsettiğimiz asistan arkadaşımız Burcu'nun bıyık tarağı...(Kendisi kirli bıyık bırakıyor ve bu tarağı arka cebinde taşıyor)

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Haftanın yazısı...

13 Kasım 2009 11:42. Yazar: cem

Domuz Gribi…


Hiç bi’konuda tam davranamadığımız gibi bu konuda da sınıfta kaldık. Garip gelişmeler oluyor. Anneler-babalar ne yapacaklarını bilemiyor. Sıradan bi’problemi halleder gibi, acele etmeden geç kalmayarak, sağduyulu bi’şekilde mi bu belayı atlatsınlar, yoksa telaş içinde mi konuya yaklaşsınlar belli değil. Bu konuda diyelim ki, toplumun sağlık bilgisi yetmiyor ve kararsız. Peki “Sağlık Bakanlığı”na n’oluyor ? Bi’türlü bizi rahatlatacak kararlara imza atamıyorlar. Dünyanın her ülkesinde bakanlık, vatandaşına sahip çıkan ve onun çıkarlarını koruyan işlere imza atarken, bizde ise, bildiğimizi unutturan ve bizi içinden çıkılmaz bi’karanlığa sürükleyen kararlar alınıyor. Sağlık Bakanı, Başbakan’dan fırça işitiyor ve Beyefendi’nin karşısında, “vazo kırmış çocuk” gibi duruyor. Gerektiğinde bir Bakan, senin-benim sağlığım için, dik bi’duruş sergileyebilmeli ve karşı taraf Başbakan’da olsa mücadleyi verebilmelidir. Fakat bizdeki gibi, Bakan anlayışı, sadece parti üst düzeyinden gelen emirleri uygulayan kişi konumunda olursa, yani kukla bakan görünümündeyse, bu zor hatta imkansız olabiliyor.

Ben bi’vatandaş olarak domuz gribi konusunda, eksiksiz bilgi almak isterim. Bunu da bana Bakanlık sağlasın isterim. Bizde ise, grip bile siyasi oldu artık… Hükümete yakın isimler, “domuz gribi tehlikeli, aman aşı olun” derken, siyaset dışındaki isimler, “domuz gribi, sıradan gripten farkı olmayan, bi’hastalıktır, aşısı için daha erken” noktasında birleşiyor. Bu da, “ben bu hayatta kime güveneceğim” noktasında, endişe yaratmaya devam ediyor…

Kısaca bu sene de domuz gribi ile kış gündemine başladık, bakalım seneye ne olacak, şimdiden “at gribi” dedikodusu başladı bile. 29 ekim gibi, 10 kasım gibi son derece önemli günlerin ihtişamını gölgelemek için sanıyorum ki, hayvanlar alemini sıradan geçireceğiz.

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Rüyalar Ülkesi

23 Ekim 2009 14:26. Yazar: cem

Amerikan filmleri ile büyüdük. Orada bize, “Amerikan Rüyası” dikta edildi. Nedir?

Amerika, özgürlükler ülkesidir,
Amerika, fırsatlar ülkesidir,
Amerika, rüyaların gerçek olduğu ülkedir,
Amerika, herkesin herkese saygı gösterdiği ülkedir,
Amerika, Amerika, Amerika... vs. vs. vs.

Edirne'den dışarı çıkmamış, pasaportu bile olmayan Türkler ve diğer insanlara hep bu anlatıldı. Doğal olarak ne kadar alt kimlik, üst kimlik, öğrenci, aile varsa bu temel üzerinden hayaller kurmaya başladı: “Ben bu ülkede bi'hayat kurmalıyım. Kimse bana karışmaz, hor görmez, dışlamaz vs.” Bu koca yalan epeyce oyaladı dünyayı. Çünkü sadece Hollywood filmleri vardı referans alınacak. Onlar da adı üzerinde filmdi. Gerçek değildi. Nasıl yazılırsa, o şekilde oynanabilirdi. Zemini dekor olarak, bağlantıları makyajla halledebilirseniz ve bunu en güzel kadınlarla, en yakışıklı erkeklerle perdelere yansıtırsanız, dünya kamuoyunun dikkatini çekmek mümkün olabilirdi, oldu da zaten...

Fakat yıllar içinde oralara gidip gelenlerin sayısı arttı. İletişim imkânları genişledi. Ekonomik atılımlar, ABD ne kadar müdahele ederse etsin, genişledi. Gerçeklerin üzerindeki ABD menşeili sır perdeleri kalkınca, herkes doğruları daha rahat özümsemeye başladı...

Artık çok iyi biliyoruz ki; Amerika'da ancak Amerikan hükümetinin çizgisine yakın bi'tutum sergilersen özgür kalabilir ve sesini duyurabilirsin. Başkan ve başkanı seçen zihniyete ters düşersen ortadan kalkarsın, yok edilirsin. Ülke için yararlı bile olacaksa sistemi değiştiremezsin. Değişmesini teklif edemezsin. Zaten eni-konu 100-150 yıllık bi’tarih var onu da bulandırmana ve daha doğrusu bende parolası ile hamle yapmana kimse müsade etmez. Bunun dışında, çıplak gezmen, gay-lezbiyen olman, alt kimlik-üst kimlik çok önemli değil. Bunları doyabildiğince, sonsuza kadar yaşa yaşayabildiğin kadar. Bunları yaşayabiliyorum diye her şeyi yapabileceğini sanan yanılgı dolu insanlar olarak ancak bu yıllara kadar gelebildik… Bu noktada neyseki Türkiye var. Çünkü Türkiye eğer dürüst bi’gözle bakılabilirse, olamayacak şeylerin de olabildiği bir ülke var mıdır acaba? Sorusunun cevabı olarak dünya kamuoyunun sahnesine çıkıverdi. Her türlü özgürlük var:

•Kafası bozulan yüzüne donunu geçirip, Taksim’e çıkabilir.

•Canı isteyen kolluk kuvvetlerine taş, molotof kokteyli, tanımsız kimyasal maddeler, hatta kuru sıkı veya gerçek kurşun atabilir.

•Polis bu saldırıya cevap verirse kıyamet kopabilir.

•Ülkeyi bölmek isteyen, Türkiye Cumhuriyeti düşmanı terörist örgüt PKK’nın bayrakları önünde resmi kıyafetli kişiler, “Sayın” ibaresi ile açıklamalar yapabilir.

•Teröristlerin bir kısmı, silahı bırakıp, takım elbise giyerek, meclise girebilir ve ülkenin sinirlerini gerecek açıklamaları gayet fütursuz yapabilir.

•Oy kaygısı ve dış baskı ile bütün bunlara DUR demesi gerekenler, “açılım” adı altında açık verebilir.

•Anayasa’nın, değişmez, değişmesi teklif edilemez denen maddeleri dar kafaların ve düşük vizyonların, kısacası çapsız siyasetçilerin oyuncağı olabilir…

•Fakir oylarla gelenler, en zenginler listesine girebilir.

•Tarikatlar, alıp başını gidebilir, istediği gibi yaygınlaşabilir, para toplayabilir, siyasi baskı yapabilir, dini kafasına göre ve avantasına göre değiştirebilir.

•Rüşvetle her istediğini yapabilir ve yaptırabilirsin.

•Medyayı, köşe yazarlarını satın alabilir ve tetikçin olarak kullanabilirsin. Onların kariyerini tüfek, cümlelerini de kurşun yapabilirsin.•Dış sermayenin en karlı yatırımları yapmasına seyirci kalırsın, kendi vatandaşının bu kârdan pay alamadığının hesabını vermen gerekmez. Zaten soran da olmaz.

•Ermeniler, rumlar lobileri sayesinde, yalan-yanlış bahanelerle saldıracaklar, küçük düşürecekler, canımızı sıkacaklar, biz de susup oturacağız.

•Avrupa Birliği ticaretini yapacak, biz fayda almak istediğimizde, ne işin var senin Avrupa’da, dur n’oluyo denecek.

•Alt kimliklerin, azınlıkların ve mezheplerin tamamı şahane bir yaşama ve makama sahip oldukları halde, zulüm gördüklerini iddia ederek masum vatandaşın payından pay almaya, kendilerini zenginleştirirken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını fakirleştirmeye devam edilecek.

Şu yazıyı keşke yazmasaydım, çünkü anladım ki, istendiğinde örnekleri çoğaltmak mümkün olabilecek, bu da beni-bizi daha da sinirlendirecek.

Sonuçta görüldüğü gibi, kâğıt üzerinde, sözüm ona özgürlüğün adresi ABD ama bu saydıklarımdan bir tanesini bile orada uygulamak mümkün değil. Fakat yıllarca yabancılar tarafından Geceyarısı Ekspresi filmi ile manevi baskı altında tutulan Türkiye Cumhuriyeti, tam bir Özgürlük Çiftliği haline dönüştü… Çiftlik hayatı genelde suni değil de, doğal olduğu için sevilir ama biz de bu bile doğal değil, suni olarak doğdu. Bakalım ne olacak?

Cem ARSLAN

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Halk Kahramanı GAZOR...

15 Eylül 2009 13:01. Yazar: cem

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Mersin Forum AVM

14 Eylül 2009 15:46. Yazar: cem

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Jingle'larımı dinleyebilirsiniz...

7 Eylül 2009 14:53. Yazar: cem

2007 Gazor

2008 Eylül Gazoz Ağacı

2009 Haziran Gazor

2009 Haziran Gazoz Ağacı

2009 Nisan Gazor

2009 Şubat Gazoz Ağacı

2009 Ekim Gazor (Ayılana Gazoz Bayılana Gazor)

2009 Ekim Gazoz Ağacı

2009 Ekim Gazor

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Cem Arslan Best Jenerasyon Videosu

17 Ağustos 2009 13:20. Yazar: cem

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Mahmutbey Praktiker Açılışı

17 Ağustos 2009 12:44. Yazar: cem

 

 

 

 

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

YENİ STÜDYODA CEM ARSLAN

3 Haziran 2009 13:06. Yazar: cem

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

ESKİ STÜDYODA CEM ARSLAN

3 Haziran 2009 13:04. Yazar: cem

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList