Haftanın yazısı...

13 Kasım 2009 11:42. Yazar: cem

Domuz Gribi…


Hiç bi’konuda tam davranamadığımız gibi bu konuda da sınıfta kaldık. Garip gelişmeler oluyor. Anneler-babalar ne yapacaklarını bilemiyor. Sıradan bi’problemi halleder gibi, acele etmeden geç kalmayarak, sağduyulu bi’şekilde mi bu belayı atlatsınlar, yoksa telaş içinde mi konuya yaklaşsınlar belli değil. Bu konuda diyelim ki, toplumun sağlık bilgisi yetmiyor ve kararsız. Peki “Sağlık Bakanlığı”na n’oluyor ? Bi’türlü bizi rahatlatacak kararlara imza atamıyorlar. Dünyanın her ülkesinde bakanlık, vatandaşına sahip çıkan ve onun çıkarlarını koruyan işlere imza atarken, bizde ise, bildiğimizi unutturan ve bizi içinden çıkılmaz bi’karanlığa sürükleyen kararlar alınıyor. Sağlık Bakanı, Başbakan’dan fırça işitiyor ve Beyefendi’nin karşısında, “vazo kırmış çocuk” gibi duruyor. Gerektiğinde bir Bakan, senin-benim sağlığım için, dik bi’duruş sergileyebilmeli ve karşı taraf Başbakan’da olsa mücadleyi verebilmelidir. Fakat bizdeki gibi, Bakan anlayışı, sadece parti üst düzeyinden gelen emirleri uygulayan kişi konumunda olursa, yani kukla bakan görünümündeyse, bu zor hatta imkansız olabiliyor.

Ben bi’vatandaş olarak domuz gribi konusunda, eksiksiz bilgi almak isterim. Bunu da bana Bakanlık sağlasın isterim. Bizde ise, grip bile siyasi oldu artık… Hükümete yakın isimler, “domuz gribi tehlikeli, aman aşı olun” derken, siyaset dışındaki isimler, “domuz gribi, sıradan gripten farkı olmayan, bi’hastalıktır, aşısı için daha erken” noktasında birleşiyor. Bu da, “ben bu hayatta kime güveneceğim” noktasında, endişe yaratmaya devam ediyor…

Kısaca bu sene de domuz gribi ile kış gündemine başladık, bakalım seneye ne olacak, şimdiden “at gribi” dedikodusu başladı bile. 29 ekim gibi, 10 kasım gibi son derece önemli günlerin ihtişamını gölgelemek için sanıyorum ki, hayvanlar alemini sıradan geçireceğiz.

Digg It!DZone It!StumbleUponTechnoratiRedditDel.icio.usNewsVineFurlFacebookBlinkList

Yorumlar

15 Kasım 2009 13:51

Tüm söylediklerinize aynen katılıyorum. Amerikanın başında olduğu ve onu avrupa ülkelerinin desteklediği AMA ARKASINDA İNGİLTERENİN OLDUĞU Türkiyeyi içlerine sindiremiyorlar. Osmanlıdan bu zamana ingilterenin bize karşı antipatisi var. Benim düşüncem böyle. Bizim siyasetçilerimizde onlara yardımcı oluyorlar. Kendi fikirlerince ülkeyi yöentmek yerine onlara kanıyorlar. Tek başına ve Özgür bir Türkiye için elele.

yasin

24 Kasım 2009 23:49

Abi Sözlerime Başlamadan Önce Bikaç bişey söylemek istiyorum.Büyük Hayranlarından Bitanesiyim.Sabahları sensiz düşünemiyorum.Haftasonları kötü yani..bide Fenerli olmasan tam olacak ama napalım her güzelin bir kusuru vardır.Allah Başka Dert Vermesin..Bu arada Bu yazında da belirttiğin gibi bu ülkede bakanlar bile kendi bakanlıklarını emirle yönetiyor..Ama benim inancım tam birgün o gün gelecek ve bu ülke çağdaş modern insanların çoğunlukta olacağı bir yer olacak..
Kendine çok Dikkat Et..

Sercan IŞIK
Ankara
<< | < | > | >> | Yanıtla | Alıntı

Sercan Işık

7 Aralık 2009 17:33

30 Agustos

O bir insandir, Aydinlik
Hic bir zaman sönmez
Hilal cikar, yildiz bölünür
Bir tek ask bölünmez

O bir devirdir, Efsane
Her sey Ondan beklenmez
Gün gelir, gece bölünür
Bir tek ölüm bölünmez

O bir sevdadir, Ata
Her seye boyun egilmez
Günes dogar, ay bölünür
Bir tek yurt bölünmez

Ünsal Özbakir
<< | < | > | >> | Yanıtla | Alıntı

Ünsal Özbakir

Yorum ekle




biuquote
  • Yorum
  • Canlı önizleme
Loading